Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Okunma Süresi: 3 dakika

1.  GİRİŞ

Değerli Müvekkillerimiz ve İş Ortaklarımız;

Bilindiği üzere şirketler, mali yapılarını korumak, güçlendirmek, faaliyetlerini devam ettirmek ve arttırmak amacı ile çeşitli finansman yöntemlerine başvurabilmektedir.           Gerek mali gerek iktisadi gerekse de hukuki ve pratik sebeplerden ötürü, sermaye artırımı yöntemi ile finansman sağlamak en çok tercih edilen yöntemlerden biri halinde gelmiştir. İşbu makale ile sermaye artırımı türlerinden biri olarak emisyon primli pay ihracına ilişkin hukuki tanım ve kanuni yükümlülükler ele alınmıştır.

2.  EMİSYON PRİMLİ PAY NEDİR?

Anonim şirketlere özgü bir sermaye artırımı yolu olarak yeni ihraç edilen payların itibari değerinden yüksek bir değerle ihraç edilebilmesi hali Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) -emisyon- primli pay olarak tanımlanmıştır. Belirtmek gerekir ki emisyon primli pay çıkarıldığı zaman, artırılan veya konulan sermaye miktarı şirket sermayesinin bir parçası haline gelir ancak emisyon primi şirket sermayesine değil, şirket malvarlığına katılmaktadır. Primli pay ihracı hem esas sermaye sistemini hem de kayıtlı sermaye sistemini benimseyen anonim şirketlerde sermaye artışı yolu ile tesis edilebilmektedir.

TTK’nın “Primli Paylar” başlıklı 347. maddesi hükmü uyarınca; “İtibarî değerinden aşağı bedelle pay çıkarılamaz. Payların itibarî değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabilmeleri için esas sözleşmede hüküm veya genel kurul kararı bulunmalıdır.”

Hükmün gerekçesine bakıldığında; hüküm, payın itibarî değeri ile çıkarma (ihraç, emisyon) primini (agioyu) ayırmaktadır. Asgarî çıkarma bedeli itibarî değere eşittir. Bedel itibarî değerin altına indiği takdirde, hükmün birinci cümlesi, yani yasak ihlâl edilmiş olur. Sermaye artırımlarında 347 nci maddeye aykırı genel kurul kararı 447. maddenin (c) bendi uyarınca geçersizdir. Aynı tarzda taahhütlerin de geçersiz sayılması gerekir. Böylece kuruluş ile sermaye artırımı arasında bir fark doğmakta ve bu fark 447. maddenin (b) bendi hükmünden kaynaklanmaktadır. Çıkarma primi malvarlığını zenginleştirdiğinden şirketi güçlendirir. 519 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre prim, kanunî yedek akçedir.

Anonim şirketlere tanınan bu imkân şirkete sermaye olarak katılacak olan bedel ne kadar olursa olsun şirketin mevcut ortaklık yapısının bozulmamasını ve mevcut pay sahiplerinin azınlık haline gelmekten korunmasını sağlamaktadır.

3.    EMİSYON PRİMLİ PAY İHRACI YOLUYLA SERMAYE ARTIŞI

Primli pay ihracı için TTK, sermaye artırımı prosedürüne ek bazı şartlar düzenlemiştir. Bu doğrultuda ilk olarak esas sözleşmede payların itibari değerinden yüksek bir bedelle çıkarılabileceği hüküm altına alınmış olmalı veya bu hususta bir genel kurul kararı bulunmalıdır. Söz konusu genel kurul kararı için kanun koyucu özel bir nisap belirlememiştir, şirketin esas sözleşmesinde daha ağır bir nisap öngörülmedikçe karar, niteliğine bağlı olarak, TTK’nın 418. veya 421. maddelerinde düzenlenen nisaplara tabidir. Emisyon primli pay ihraç edilirken ödenecek sicil harcı primli bedel üzerinden değil, pay değeri artışı esas alınarak hesaplanmakta olduğundan harca ilişkin maddi külfetler de büyük oranda azalmaktadır.

Buna ek olarak TTK’nın 461. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yönetim kurulu tarafından bir rapor hazırlanmalı ve yeni payların primli çıkarılma sebepleri ile primin nasıl hesaplandığını açıklamalıdır; akabinde bu rapor tescil ve ilan ettirilmelidir[1].

TTK’nın 480’inci maddesine göre kayıtlı sermaye sistemini kabul eden anonim şirketlerde yönetim kuruluna esas sözleşme ile primli pay çıkarma yetkisi tanınmış olmalıdır. Kayıtlı sermaye sisteminde sermaye artışı yapılacağı durumda yönetim kurulunun TTK 460. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bazı izin ve kararlar alarak bu hususları esas sözleşmede öngörülen şekilde ilan etmeli ve şirketin internet sitesinde yayınlamalıdır.

Primli pay ihracına ilişkin dikkat edilmesi gereken bir başka önemli husus ise TTK’nın 344. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre kanun koyucu taahhüt edilen sermayenin ödenmesi için tescili takiben 24 aylık bir süre tanımış olmasına rağmen, payların çıkarma primlerinin tescilden önce ödenmesi gerektiğini hüküm altına almıştır.

Son olarak Sermaye Piyasası Kanunu’na (“SPKn”) tabi şirketler için SPKn’de bazı özel hükümler düzenlenmiştir. Buna göre SPKn 12/1’e göre ihraç olunan payların bedellerinin tamamının nakden ödenmesi şarttır. Bunun dışında Sermaye Piyasası Kurulu, payların piyasa fiyatı veya defter değerinin nominal değerinin üzerinde olması hâlinde, ihraç olunacak payların primli fiyattan satılmasını ve yeni pay alma haklarının primli fiyattan kullanılmasını isteyebilir.

4.   EMİSYON PRİMLİ PAYLARIN DURUMU

Yatırımcı tarafından alınan primli payların karşılığında şirkete konan sermayenin payların itibari değerinden fazla olan kısmı TTK’nın 519. maddesi uyarınca (çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı) sermaye yedeği hesabına kaydedilir ve yedek akçe hükmündedir. Dolayısıyla payların itibari değeri üzerindeki kısmı oy hakkı veya kar payına etki etmez. Bununla birlikte TTK’nın 519. maddesi uyarınca çıkarılan paylardan sağlanan prim sermayenin yarısını aşmadığı takdirde, sadece zararların kapatılmasına, işlerin iyi gitmediği zamanlarda işletmeyi devam ettirmeye veya işsizliğin önüne geçmeye ve sonuçlarını hafifletmeye elverişli önlemler alınması için kullanılabilecek olup serbestçe tasarruf edilmesi mümkün değildir. Burada dikkat edilmesi gereken sınır şirketin genel kanuni yedek akçesinin, sermayesinin yarısını aşıp aşmamasıdır. Sermayenin yarısını aşan yedek akçe serbestçe tasarrufa konu olmaktadır.

5.    SONUÇ OLARAK

Emisyon primli pay ihracı, özellikle şirketlerin mali durumlarını düzeltmesi veya daha iyi hale getirmesi amacıyla tanınmış bir imkân olup, bu imkânın getirisi olarak şirketteki oy kullanma ve kâr payı alma hakkının primli paya koyulan sermayeden bağımsız olmasıdır. Bu yolla şirketin mevcut hissedarları çok daha az sermaye taahhüdünde bulunmuş olsalar dahi azınlık pay sahibi haline gelmekten kurtulur. Bununla birlikte primli pay ihraç edilirken yukarıda ifade edildiği üzere, mevzuattan doğan ek yükümlülüklerin dikkatle tamamlanarak tescil talebinde bulunulması gerekmektedir.

[1] Yönetim kurulu, rüçhan hakkının sınırlandırılmasının veya kaldırılmasının gerekçelerini; yeni payların primli ve primsiz çıkarılmasının sebeplerini; primin nasıl hesaplandığını bir rapor ile açıklar. Bu rapor da tescil ve ilan edilir.

MAKALELER SAYFASINA DÖN
@