Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55

I.            GİRİŞ

TTK’nın 411. (dörtyüzonbirinci) maddesi uyarınca sermayenin en az onda birini, halka açık şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri ilgili mevzuat uyarınca “azlık” veya “azınlık” olarak nitelendirilmektedir.

Bu kapsamda anonim ortaklığın türüne göre sermayenin onda birine veya yirmide birine tekabül eden hissedarlar, kanunlar çerçevesinde ve/veya esas sözleşme ile azlık paylarına tanınmış olan haklardan yararlanabilmektedir.

Azlık olarak tanımlanan pay sahiplerine kanunen tanınan haklar dışında, esas sözleşme ile veya şirket pay sahipleri arasında düzenlenen hissedarlar sözleşmelerine kayıtlar koyulmak suretiyle belirli kararlarda veto hakkı, oybirliği ile karar alma hakkı vb. hakların da sağlanması ayrıca sözleşmesel anlamda sağlanması mümkündür.

II.         TTK HÜKÜMLERİ UYARINCA AZLIĞA KANUNEN TANINAN HAKLAR

Yukarıda ifade edildiği şekilde azlık TTK’nın 411. (dörtyüzonbirinci) maddesinde tanımlanmış olup, halka kapalı anonim şirketlerde sermayenin en az onda birini oluşturan pay sahiplerine TTK uyarınca çeşitli azınlık hakları tanınmıştır.

Halka kapalı anonim ortaklıklarda TTK uyarınca düzenlenen azınlık hakları aşağıdaki şekilde düzenlenmektedir:

1.     Genel Kurul Toplantısına Çağırma ve Gündeme Madde Ekleme Hakkı

TTK’nın 411. (dörtyüzonbirinci) ve 412. (dörtyüzonikinci) maddesi uyarınca; sermayenin en az onda birini oluşturan azınlık pay sahipleri yönetim kurulundan, yazılı olarak gerektirici sebepleri ve gündemi belirterek, genel kurulu toplantıya çağırmasını veya genel kurul toplanacak ise, karara bağlanmasını istedikleri konuları gündeme koymasını isteyebilirler.

Yönetim kurulu tarafından anılan çağrının kabul edilmesi halinde, genel kurul en geç 45 (kırkbeş) gün içinde yapılacak şekilde toplantıya çağrılmalıdır. Pay sahiplerinin çağrı veya gündeme madde konulmasına ilişkin istemleri yönetim kurulu tarafından reddedilir veya talebe 7 (yedi) iş günü içinde olumlu cevap verilmediği takdirde, azınlık genel kurulun toplantıya çağrılmasına şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden talep etme hakkına sahiptir.

2.     Özel Denetçi Atanmasını Talep Etme Hakkı

TTK’nın 438. (dörtyüzotuzsekizinci) maddesi uyarınca her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmış ise, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını genel kuruldan isteme hakkı bulunmaktadır.

Genel kurul pay sahiplerinin anılan istemini onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi 30 (otuz) gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirkete bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.

Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde ise; TTK’nın 439. (dörtyüzotuzdokuzuncu) maddesi uyarınca sermayenin en az onda birini oluşturan azlık olarak nitelendirilen pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az bir milyon Türk lirası olan pay sahiplerinin 3 (üç) ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteme hakkı bulunmaktadır.

3.     Finansal Tabloların Değerlendirilmesine İlişkin Genel Kurul Toplantısını Erteleme Talebi Hakkı

TTK’nın 420. (dörtyüzyirminci) maddesi uyarınca sermayenin onda birine sahip azlık olarak nitelendirilen pay sahiplerine; finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamında genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla genel kurulun ve müzakerenin 1 (bir) ay sonraya erteleme hakkı tanınmıştır.

4.     Nama Yazılı Pay Senetlerini Basma Talebi Hakkı

TTK’nın 486. (dörtyüzseksenaltıncı) maddesinin 3. (üçüncü) fıkrası uyarınca, azlığa, nama yazılı pay senetlerinin bastırılıp tüm nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılmasını talep etme hakkı bulunmaktadır.

5.     Haklı Sebeplerle Mahkemeden Şirketin Feshi Davasını Açma Hakkı

TTK’nın 531. (beşyüzotuzbirinci) maddesi uyarınca azlığa; haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteme hakkı düzenlenmiştir. Mahkeme azlığın anılan talebi ile bağlı olmamak ile birlikte şirketin feshi yerine, talepte bulunan davacı pay sahiplerine;

  • paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya
  • duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme

karar verme hakkına da sahiptir.

Yukarıda anılan madde içeriğinde belirlenen “haklı sebepler” kavramı kanunda açıkça tanımlanmamış olup, doktrin ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, ilgili duruma uygun düştüğü ölçüde Mahkeme tarafından değerlendirilerek her bir uyuşmazlık özelinde belirlenmektedir.

6.     Kurucuların, Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Denetçilerin İbra Edilmesini Engelleme Hakkı

TTK’nın 559. (beşyüzellidokuzuncu) maddesi uyarınca; şirket kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, denetçilerin, şirketin kuruluşundan ve sermaye artırımından doğan sorumluluklarının, şirketin tescili tarihinden itibaren 4 (dört) yıl geçmedikçe sulh ve ibra yoluyla kaldırılamayacağı düzenlenmektedir. Anılan sürenin geçmesinden itibaren ise sulh ve ibra işlemi ancak şirket genel kurulunun onayıyla hukuki geçerlilik kazanmaktadır.

Sulh ve ibra hususunda TTK kapsamında azlık pay sahiplerine önemli nitelikte bir azınlık hakkı tanımıştır. Anılan maddeye göre, kuruluş veya sermaye artırımından 4 (dört) yıl geçmiş olsa dahi, azlık pay sahiplerinin sulh ve ibranın onaylanmasına karşı olmaları durumunda, sulh ve ibra işlemleri azlık haklarına istinaden şirket genel kurulunca onaylanmamaktadır.

7.     Belirli Grupların Yönetim Kurulunda Temsil Edilmesi Hakkı

TTK’nın 360. (üçyüzaltmışıncı) maddesi uyarınca, şirket esas sözleşmesinde öngörülmek kaydıyla, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilir.

Bu amaçla, esas sözleşmede yönetim kurulu üyelerinin;

  • belirli bir grup oluşturan pay sahipleri,
  • belirli pay grupları ve
  • azlık

arasından seçileceği öngörülebileceği gibi, esas sözleşmede azlığa yönetim kurulu üyeliği için aday önerme hakkı da tanınması mümkündür.

Genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğine önerilen adayın veya hakkın tanındığı gruba ve azlığa mensup adayın, haklı sebepler olmadığı takdirde şirket genel kurulu tarafından üye seçilmesi kanunen zorunlu kılınmıştır. Bu şekilde yönetimde tanınacak temsil edilme hakkı, halka açık anonim şirketlerde yönetim kurulu üye sayısının yarısını aşamaz ve bağımsız yönetim kurulu üyelerine ilişkin düzenlemeler ayrıca geçerli olarak uygulanmaktadır.

8.     Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

TTK’nın 437. (dörtyüzotuzyedinci) maddesi uyarınca her pay sahibinin yönetim kurulundan şirketin işleri ile ilgili bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmaktadır.

Bu kapsamda yönetim kurulunca bilgi verilmesi talebi reddedilen pay sahibinin;

  • ret tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde veya
  • ret kararı bulunmuyor ise makul bir süre içerisinde

şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden bilgi ve inceleme talep hakkını kullanmak amacıyla başvuruda bulunma imkanı düzenlenmektedir.

III.       SPKn UYARINCA AZINLIK PAY SAHİPLERİNE TANINAN HAKLAR

Azınlık pay sahiplerinin haklarına ilişkin TTK düzenlemelerine ek olarak SPKn’da da paralel düzenlemeler bulunmaktadır. 

Yukarıda ifade edildiği şekilde TTK’nın 411. (dörtyüzonbirinci) maddesi uyarınca, halka açık şirketlerde sermayenin yirmide birini oluşturan pay sahipleri ilgili mevzuat uyarınca “azlık” veya “azınlık” olarak nitelendirilmektedir.

Bu kapsamda özellikle halka açık anonim şirketlerde azınlık teşkil etme oranı kapalı nitelikteki anonim şirketlerden daha geniş tutulmuş, TTK’da öngörülen azınlık haklarının yanı sıra SPKn uyarınca ilave azlık hakları da aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

1.       Kayıtlı Sermaye Sisteminde Azınlığın Dava Açma Hakkı

Bilindiği üzere kayıtlı sermaye sisteminde sermayenin kayıtlı sermaye tavanı içerisinde artırılması yetkisi yönetim kuruluna tanınmıştır. Bu kapsamda atanan yönetim kurulu üyelerinin temsil ettiği pay sahiplerinin pay oranları dikkate alındığında, yönetim kurulu genel olarak çoğunluk pay sahipleri tarafından seçilmekte ve yönetim kurulu üyelerinin almış oldukları sermaye artırım kararları azınlık pay sahiplerinin menfaatlerini etkileyici nitelikte olabilmektedir.

Azınlık pay sahiplerinin de haklarının korunması amacıyla, SPKn’nin 18. (onsekizinci) maddesinin 6. (altıncı) fıkrasında; yönetim kurulunun anılan maddedeki esaslar çerçevesinde aldığı kararlar aleyhine, TTK’nın genel kurul kararlarının iptaline ilişkin hükümleri çerçevesinde yönetim kurulu üyeleri veya hakları ihlal edilen pay sahipleri tarafından, kararın ilanından itibaren 30 (otuz) gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde iptal davası açma hakkı tanınmıştır.

Aynı zamanda SPKn’nin 93. (doksanüçüncü) maddesinde T.C. Sermaye Piyasası Kurulu’na bu hususta alınan yönetim kurulu kararları aleyhine, bu kararların kamuya duyurulduğu tarihten itibaren 30 (otuz) gün içinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açma ve teminatsız olarak bu kararların icrasının geri bırakılmasını isteme hakkı tanınmıştır.

2.       Ortaklıktan Çıkarma Hakkı ve Satma Hakkı

SPKn’nin 27. (yirmiyedinci) maddesi uyarınca; T.C. Sermaye Piyasası Kurulu düzenlemeleri uyarınca öngörülen belirli bir oranda pay sahibi olması halinde, azlık pay sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkı bulunmaktadır.

Bu kapsamda anılan madde uyarınca pay alım teklifi sonucunda veya birlikte hareket etmek de dâhil olmak üzere başka bir şekilde sahip olunan payların halka açık ortaklığın oy haklarının T.C. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen orana veya daha fazlasına ulaşması durumunda, paya sahip olan bu kişiler açısından azınlıkta kalan pay sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkı doğar. Bu kişiler, T.C. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen süre içinde, azınlıkta kalan ortakların paylarının iptalini ve bunlar karşılığı çıkarılacak yeni payların kendilerine satılmasını ortaklıktan talep edebilirler.

Buna paralel olarak ise, söz konusu durumun varlığı halinde, azınlıkta kalan pay sahipleri açısından da satma hakkı doğar. Bu durumda azınlık pay sahipleri T.C. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen süre içinde, paylarının adil bir bedel karşılığında satın alınmasını oy haklarının T.C. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen orana veya daha fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişilerden ve bunlarla birlikte hareket edenlerden talep edebilirler.

3.       Genel Kurul Toplantılarında Gündeme Madde Ekletme Ve Gündem Maddelerine İlişkin Karar Taslaklarının Görüşmeye Sunulmasını İsteme Hakkı

TTK’nın 411. (dörtyüzonbirinci) ve 412. (dörtyüzonikinci) maddesi düzenlemelerine paralel olarak SPKn’nın 29. (yirmidokuzuncu) maddesinde yer alan düzenleme uyarınca da yukarıda da yer verilen açıklamalara ek olarak azınlık pay sahiplerine tanınan gündeme madde ekletme hakkı, halka açık ortaklıklarda gündem maddelerine ilişkin karar taslaklarının görüşmeye sunulmasını da kapsamaktadır.

4.       TTK Uyarınca Öngörülen Diğer Haklar

Yukarıda TTK uyarınca halka kapalı nitelikteki anonim şirketlerde

  • finansal tabloların değerlendirilmesine ilişkin genel kurul toplantısını erteleme talebi hakkı,
  • haklı sebeplerle mahkemeden şirketin feshi davasını açma hakkı,
  • kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ibra edilmesini engelleme hakkı ve
  • belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi hakkı

madde başlıklarında tanımlanan azınlık haklarına ilişkin düzenlemeler, halka açık anonim şirketlerde sermayenin en az yirmide birine sahip azınlık pay sahipleri için de kıyasen geçerli olarak uygulanmaktadır.

IV.       SONUÇ

Yukarıda halka açık ve halka kapalı nitelikte bulunan anonim şirketlerde, azlık olarak nitelendirilen pay sahiplerinin genel olarak kanuni haklarına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır.

Şöyle ki önemle belirtmek gerekir ki, TTK uyarınca anonim şirketlerde iki ana organ bulunmakta olup, bunlardan ilki “Yönetim Kurulu” ikincisi ise “Genel Kurul” organdır.

Anonim şirket pay sahipleri arasında aksi ana sözleşme ile yazılı olarak kararlaştırılmadığı sürece anonim şirket yönetim kurulu kanun ile kendine verilen görevlerin yanı sıra şirketin üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzamı sağlamakta ve kararlarını toplantıya katılan üyelerin oy çokluğu ile almaktadır. Anonim şirkette yönetim kurulu organında azınlık pay sahibinin karar mekanizmasını durduracak veya karar alınmasını engelleyecek nitelikte üye sayısı ve çeşitli veto benzeri hak tanımlamalarının bulunmaması halinde, ağırlıklı paya sahip hissedarın atadığı temsile yetkili yönetim kurulu üyesi şirketin üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzamına ilişkin her türlü yönetim hususunda çoğunluk pay sahibini temsilen şirketi kontrole sahip olacaktır.

Öte yandan anonim şirketlerde genel kurul organı şirket ile ilgili her türlü hususta en üst karar organı niteliğinde bulunmakta olup, yönetim kurulu üyelerini atama ve üyelikten alma hakkına sahiptir. Anonim şirket pay sahipleri arasında aksi ana sözleşme ile yazılı olarak kararlaştırılmadığı ve kanunen aksi düzenlenmediği sürece genel kurulda kararlar pay sahiplerinin en az yarısına sahip hissedarların bulunduğu genel kurulda oy çokluğu ile veya şirket sermayesinin yüzde yetmiş beşini oluşturan pay sahiplerinin katılımı ile alınmaktadır. Bu nedenle yüzde elli oranından fazla payları elinde bulunduran pay sahibi genel olarak şirketin kontrolünü elinde bulunduran pay sahibi olarak kabul edilmektedir.

Bu kapsamda şirket paylarının çoğunluğu elde bulunduran pay sahiplerinin; şirketin herhangi bir sermaye artırımı işleminde rüçhan hakkı sınırlaması veya azınlık pay sahibinin sermaye artışı işlemine katılmaması halinde, azlığın şirkette sahip olduğu sermaye oranını azaltma imkânı söz konusu olmaktadır. Öte yandan şirket yönetiminde kontrolü elinde bulundurarak şirketin yönetim tasarrufuna sahip olmaktadır.  Genel kurulda ise ağırlıklı oya sahip pay sahiplerinin alacağı kararlar ile şirket kaynaklarından yararlanma ve bunlardan tasarruf etme hakları bulunmaktadır.

Azınlık pay sahiplerinin yukarıda kısaca ifade edilen azlık haklara ilişkin risklerin önüne geçilmesi amacıyla, şirkette çoğunluk miktarda payı elinde bulunduran pay sahibinin kontrol hakkını sınırlamak amacıyla ana sözleşme bağlamları öngörülerek;

  • Azlığın yönetim kurulunda karar alma mekanizmasını elde tutabilecek ortak imtiyazların tanınması, yönetim kuruluna aday gösterme, yönetim kurulunda temsil edilme, yönetim kurulunda alınacak kararlarda oy birliği veya ağırlaştırılmış nisap olarak öngörülen konuların belirlenerek, toplantı ve karar nisabının ağırlaştırılması, münhasır olarak yönetim kurulu yetkisinde olan konular belirlenerek yönetimin ortak kontrol altında tutulması sağlanabilir.
  • Aynı şekilde genel kurul kararlarından ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisapları belirlenerek, bazı hususların sadece genel kurul kararı ile yapılmasına ilişkin münhasırlık sağlanması, bu şekilde azınlık pay sahibi oy hakkı olmaksızın toplantı ve karar yapılmamasına ilişkin genel kurul mekanizmasının sınırlandırılması da mümkündür.
  • Son olarak kâr payında, tasfiye payında, pay devrinde ön alım hakkı ve sermaye artışlarında rüçhan hakkı imtiyazları ile de azınlık haklarının kontrol altına alınması mümkün görülmektedir.

Yukarıda kısaca ifade benzeri haklar ve hukuki düzenlemeler ile pay sahipleri arasında kilitlenme mekanizmaları öngörülerek şirketin operasyonel süreçlerinin durdurulmasının da engellenmesi mümkün olabilmektedir.

MAKALELER SAYFASINA DÖN
@