Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55

I. GİRİŞ

Öncelikle belirtmek gerekir ki, anonim şirketlerde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına ilişkin olarak, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) yalnızca önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına karar verebilecek yetkili organın hangisi olduğu ifade edilmiş, ancak önemli miktarda şirket varlığının ne olduğu, bunların toptan olarak satışının ne şekilde gerçekleştirilebileceği hususlarda herhangi bir açıklık getirilmemiştir.

Bu Bilgi Notu ile, anonim şirketlerde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışına ilişkin olarak TTK, Yargıtay İçtihatları ve Doktrin görüşleri ele alınmak sureti ile değerlendirmelere yer verilmiştir.

II. ÖNEMLİ MİKTAR, ŞİRKET VARLIĞI VE TOPTAN SATIŞ KAVRAMLARI

TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı, genel kurula ait devredilemez görevler ve yetkiler arasında sayılmıştır. TTK’nın 538. maddesinin ikinci fıkrası da aynı düzenlemeye tasfiye süreci bakımından yer vermiştir. TTK m. 408’de “şirket varlığı” ifadesi kullanılmış iken, TTK m. 538’de “şirket aktifi” ifadesi kullanılmıştır. Kanaatimizce bu iki husus, birbirinden farklı değildir.

Öte yandan, TTK’da önemli miktardan ne anlaşılması gerektiği, şirket varlığının neleri kapsadığı ve bunların toptan olarak satışının ne şekilde gerçekleştirilebileceği hususlarında herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Şirket varlığı kavramına ilişkin olarak doktrinde birtakım görüşler mevcuttur. Görüşlerden biri şirket varlığı kavramına hemen tahsili mümkün olmayan, paraya çevrilebilen ve konusu para olmayan tüm alacakların ve bunların yanında menkul, gayrimenkul, pay senedi gibi çeşitli kalemlerin de dâhil edilebileceğini ifade ederken, diğer bir görüşe göre belirli sürelerde nakde çevrilemeyen, başka bir deyişle değeri sürekli işletmede kalan duran malvarlığının dahil edilebileceğini ifade etmektedir[1]. Kanaatimizce şirket varlığına pay senetlerinin dahil edilmemesi ve belirli sürelerde nakde çevrilemeyen duran varlıklarının dahil edilmesi gerekmektedir. Nitekim uygulamada genel kurulda karar alınmasından önce ilk olarak yönetim kurulunun satılacak duran varlıkları tespit ederek genel kurula sunması gerekliliği değerlendirilmektedir.

Şirket varlığının hangi ölçüde önemli miktara ulaştığının tespiti oldukça güçtür. TTK’da açık bir düzenleme yer almamasına rağmen, şirketin önemli miktarda varlığının satılmasını genel kurulun onayına bağlanması ile, pay sahiplerinin, şirketin kötü yönetimi dolayısıyla, faaliyet alanının ciddi anlamda küçülmesi veya faaliyetlerini yürütemez hale gelmesinin önüne geçilmeye çalışılmaktadır. Önemli miktar tespitinde Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi çerçevesinde hâkim tarafından halin özelliklerine göre hukuka ve hakkaniyete göre tayin edilebileceği değerlendirilmektedir.

TTK’da belirtilen toptan satışın hangi usulde ve hangi işlemleri ihtiva ettiği değerlendirilmelidir. Temel olarak toptan satış, varlıkların yahut aktiflerin tek seferde satılması anlamına gelmektedir. Zira kanun koyucunun amacının da tek seferde varlık satışının yapılması hususudur. Yoksa bu düzenlemeyi dolanmak amaçlı aynı kişiye ayrı ayrı işlemler halinde satış yapılması, kanuna karşı hile niteliğindedir.

Son olarak belirtmek isteriz ki, önemli miktarda mal varlığı üzerinde işlem gerçekleştiren anonim şirketin tasfiyesiz sona ermesi söz konusu değildir. Ancak şirketin tüm varlıklarının toptan satışı neticesinde şirketin esas sözleşmesi kapsamında şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi imkânsız olacağından, şirket teamül gereği sona ermiş sayılabilecektir. Bu işlem sonucunda şirket kural olarak infisah etmemekte, tasfiyeye tabi tutulmamakta ve tüzel kişiliğini de yitirmemektedir. Ayrıca varlıklarını devreden ortaklığın pay sahipleri de bu işlemden ötürü doğrudan bir etkiye maruz kalmamakta; yarar görmemekte veya zarara uğramamaktadırlar. Zira pay sahiplerinin ellerindeki mal varlığı değerleri olan şirket payları işlemin konusunu teşkil etmediği gibi, karşı edimin varlığı sebebiyle ortaklığın mal varlığı toplamında ve değerinde de bir değişiklik olmamakta; sonuçta en azından teorik açıdan, payların değeri de sabit kalmaktadır. Bu kapsamda yönetim kurulunca sicil nezdinde tasfiyeye ilişkin başvuru yapılmadıkça şirketin tasfiye sürecine girmeyecek olduğu belirtilmelidir.

III. GENEL KURUL KARARI

Bilindiği üzere genel kurul karar verme yetkisini kanundan ve kanun hükümleri çerçevesinde esas sözleşmeden alır. Esas sözleşme, anonim şirketin organsal yetki sistemini kuran yapısına ve organlar arasındaki kanunî işlev dağılımına aykırı bir şekilde genel kurulu yetkilendiremez; yönetim kurulu kendisine kanunla bırakılan, devredilemez yetkileri genel kurula nakledemez, onun onayına bağlayamaz. Genel kurul da diğer organlara ait devredilemez yetkileri kendisine çekemez. Yönetim kurulu da genel kurulun yetkilerini yüklenemez. Genel kurul iradesini kanunda ve esas sözleşmede öngörülen çağrı usulüne uygun olarak yapılan toplantılarda alınan kararlarla açıklar.

Bu bağlamda TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrası emredici bir düzenleme içermekte olup, bu hükme aykırı işlemler TTK’nın 391. maddesinin (d) bendi uyarınca batıldır.

Toplantı ve karar nisabı olarak TTK’da herhangi bir özel ağırlaştırılmış nisap düzenlemesi yer almamaktadır. Buna karşın, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in toplantı ve karar nisaplarını düzenleyen 22. maddesinin 12. fıkrası uyarınca; “Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.” Kanaatimizce, TTK m. 421 f.3 ve f.4 düzenlemeleri ile yukarıda atıfta bulunulan yönetmelik düzenlemeleri, yalnızca tasfiye halinde değil, tüm önemli miktardaki varlık satışlarında uygulama alanı bulur. Bu nedenle genel kurul toplantılarında ertelense dahi, %75’lik toplantı ve karar nisabı aranır.

IV. SONUÇ OLARAK

Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde ve TTK’nın 538. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Bu bağlamda önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurula ait devredilemez görevler ve yetkiler arasında sayılmıştır. Konuya dair ayrıntılı değerlendirmelerimiz yukarıda yer almaktadır.

TTK’da önemli miktardan ne anlaşılması gerektiği, şirket varlığının neleri kapsadığı ve bunların toptan olarak satışının ne şekilde gerçekleştirilebileceği hususlarında herhangi bir düzenleme bulunmamasından dolayı, iptal ve hükümsüzlük davalarına konu edilmeleri ve uygulamada birtakım sorunlara yol açmaları kuvvetle muhtemel olduğundan, bu konularda şüpheye mahal bırakmayacak şekilde düzenleme yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

 

[1] Birinci görüş Prof. Dr. Hayri Domaniç’e, ikinci görüş ise Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e aittir.

Bkz. Domaniç, Hayri: Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi-II, İstanbul, 1998, p.1480;

Bkz. Tekinalp-Poroy-Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 1997, p. 1595 6

MAKALELER SAYFASINA DÖN
@