Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Okunma Süresi: 4 dakika

A. İşverenin İş Sözleşmesini Fesih Hakkı

  1. İşverenin “Sağlık Sebepleri” Nedeniyle Fesih Hakkı

Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 76. maddesine göre;

Etrafında bulunanlara sari ve salgın hastalıklardan birini nakle vasıta olduğu muhakkak olan kimseler muvakkaten ve bu zail oluncaya kadar meslek san’atlarının icrasından hıfzıssıhha meclisleri karariyle menolunur.”

Düzenlemeden anlaşılacağı üzere, Koronavirüs ve buna benzer salgın hastalıklara yakalanan işçilerin çalışması yasaktır. Bu yasak dolayısıyla işverenin fesih hakkını kullanabilmesi ise 4857 sayılı İş Kanunu (“İş Kanunu”)’nun 25. maddesinde düzenlenmiştir:

İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda, işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez.”

Bu kapsamda, Koronavirüs nedeni ile, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 76. maddesine göre çalışması yasaklanan işçilerin, işveren tarafından iş sözleşmelerinin feshedilebilmesi için, işçinin işyerindeki çalışma süresine göre İş Kanunu’nun 17. maddesindeki bildirim sürelerinin 6 hafta aşması gerekmektedir. Aksi takdirde işveren fesih hakkına sahip olamayacaktır. Bu süre içerisinde İşveren haklı nedenle fesih hakkına sahip olmasa bile, işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işe gidemediği süreç için ücret ödemeyecektir. Bu kapsamda işçinin raporlu olduğu günler aralıksız olarak ihbar süresini 6 hafta aşması halinde iş sözleşmesi işveren tarafından İş Kanunu’nun 25/I/b-2 maddesi gereğince haklı nedenle feshedebilecektir. Bu noktada, ilgili sağlık raporlarının aralıksız olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

2. İşverenin “Zorlayıcı Sebepler” Nedeniyle Fesih Hakkı

İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan deprem, yangın, su baskını, salgın hastalık, seferberlik ve benzeri nedenler zorlayıcı sebepler olarak adlandırılır.

İş Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde; “İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması durumunda, işveren, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.” denilmektedir.

İşverenin söz konusu madde gereğince haklı fesih hakkının doğması için belirli unsurların sağlanması gerekmektedir. Bu unsurlar şu şekildedir:

  • Zorlayıcı sebebin işyerinde değil işçinin şahsi yaşamı çerçevesinde meydana gelmesi,
  • İşyerinde çalışmanın devam etmesi,
  • İşçinin kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle işe devam edememesi

Nitekim, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E. 2016/7175 K. 2016/11446 T. 9.5.2016 sayılı kararında;

İşçiyi çalışmaktan alıkoyan nedenler, işçinin çevresinde meydana gelmelidir. İşyerinden kaynaklanan ve çalışmayı önleyen nedenler bu madde kapsamına girmez. Örneğin işyerinin kapatılması zorlayıcı neden sayılmaz (Yargıtay 9.HD. 25.4.2008 gün 2007/16205 E, 2008/10253 K.). Ancak, sel, kar, deprem gibi doğal olaylar sebebiyle ulaşımın kesilmesi, salgın hastalık sebebiyle karantina uygulaması gibi durumlar zorlayıcı nedenlerdir.”

denilerek zorlayıcı sebebin işçinin çevresinde meydana gelmesi gerektiği, işyerinden kaynaklanan ve çalışmaya önleyen nedenlerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Buna ek olarak, Yargıtay tarafından salgın hastalık sebebiyle karantina uygulamasının zorlayıcı neden olduğu da açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Bunun yanı sıra, İş Kanunu’nun 40. maddesinde zorlayıcı sebepler dolayısıyla çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bu bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödeneceği düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerden anlaşıldığı üzere; Koronavirüs gibi işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde, çalışamayan veya çalıştırılmayan işçiye bir haftaya kadar yarım ücret ödenmek zorundadır. İşverenin haklı nedenle fesih hakkının doğumu için beklemesi gereken bir haftalık sürenin sonunda işveren, dilerse fesih hakkını kullanmayarak zorlayıcı sebebin ortadan kalkmasını bekleyebilir. Ancak bu süre zarfında işçiye herhangi bir ücret ödemek durumunda değildir. Söz konusu süre boyunca işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi askıda devam edecek, fakat zorlayıcı sebep devam ettiği müddetçe işverenin derhal fesih hakkı da mevcudiyetini koruyacaktır. Bununla birlikte zorlayıcı sebebin son bulması halinde işçi çalışmaya devam etmek, işveren de işçiyi çalıştırmak durumundadır.

B. İşçinin İş Sözleşmesini Fesih Hakkı

  1. İşçinin “Sağlık Sebepleri” Nedeniyle Fesih Hakkı

İş Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinin (b) alt bendinde; “İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa, işçi, süresi belirli olsun veya olmasın, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.” denilmektedir. İşbu düzenlemeye göre, işçinin çalıştığı ortamda sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren veya başka bir işçinin Koronavirüs gibi işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulması halinde işçi, iş sözleşmesini haklı sebeple feshederek, kıdem tazminatı talep edebilecektir.

Önemle belirtmek gerekir ki, söz konusu maddede işçinin kendisinin hastalığa yakalanması hali değil, işveren veya başka bir işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa yakalanması hali düzenlenmiştir. İşçinin kendisinin hastalığa yakalanması halinin ise zorlayıcı sebep kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Aynı maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa, işçi, süresi belirli olsun veya olmasın, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilecektir. Buna göre, Koronavirüs nedeniyle işçinin çalışamama hali bir haftayı aşarsa, işçi kanundaki açık düzenlemeye dayanarak iş sözleşmesini feshedebilecektir. Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere, İş Kanunu’nun 40. maddesine göre işçinin çalışamadığı bir haftalık süre için de kendisine yarım günlük ücret ödenecektir.

  1. İşçinin “Zorlayıcı Sebepler” Nedeniyle Fesih Hakkı

İş Kanunu’nun 24. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde; “İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa, işçi, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.” denilmektedir.

İşçinin bu madde kapsamında iş sözleşmesini feshedilmesi için aşağıdaki hususların gerçekleşmesi gerekmektedir:

  • İşyerinde zorlayıcı sebepler yüzünden çalışmanın tamamen durması,
  • İşçinin işe bir haftadan fazla süre devam edemeyeceği bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması,
  • İşçinin işe devam edememesinin zorlayıcı bir sebepten kaynaklanması.

“İşverenin zorlayıcı sebepler nedeniyle fesih hakkı” başlıklı bölümde de ele alındığı üzere; zorlayıcı sebepler, önceden öngörülemeyen, dıştan gelen, kaçınılmayan ve meydana geldiğinde iş sözleşmesini uygulanamaz hale getiren olaylardır. Önemle belirtmek gerekir ki, bir sebebin zorlayıcı olup olmadığı belirlenirken sözleşmeyi feshin tek çare olup olmadığı ölçütünün de nazara alınması gerekmektedir. İşçi veya işveren, sözleşmeyi fesihten kaçınarak zorlayıcı görülen nedeni aşabiliyorlarsa zorlayıcı nedenden dolayı iş sözleşmesi feshedilemeyecektir.

Yukarıda da izah edildiği üzere; salgın hastalıklar zorlayıcı nedenler arasında sayılmakta olup Yargıtay’ın görüşü de bu yöndedir. Dolayısıyla, Koronavirüs salgın hastalığı sebebiyle işçinin çalıştığı işyerinde çalışmanın tamamen durması ve işçinin işe bir haftadan fazla süre devam edememesi halinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilecektir. Buna ek olarak, İş Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca işçiye bir haftaya kadar yarım ücret ödenecektir.

MAKALELER SAYFASINA DÖN
@