Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Okunma Süresi: 3 dakika

 I.          SENDİKALARIN TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ AKDETME YETKİSİ VE KOŞULLARI

6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (“Kanun”) çerçevesinde en yalın ve geniş anlamıyla sendika, işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak yararlarını korumak ve geliştirmek amacıyla serbestçe kurabildikleri bir özel hukuk tüzel kişisidir. Sendikalar, Kanun’da belirtilen amaçla, başlangıçta asgari bir sayıda, belirli bir sıfata sahip kişilerin ortak bir girişimle kurabilecekleri ve katılabilecekleri, isteğe bağlı olarak, serbestçe oluşan bir organizasyonu ifade etmektedir.[1] Sendikaların, üyelerinin ortak yararlarını korumak ve geliştirmek adına gerçekleştirdiği en önemli hususlardan biri ise toplu iş sözleşmesi akdedilmesidir.

Türk Hukuku nezdinde sendika ve toplu iş sözleşmesi akdetme koşulları Kanun çerçevesinde düzenlenmiş olup Kanun’da toplu iş sözleşmesine taraf olabilecek kişiler belirlenmiştir. Toplu iş sözleşmesine taraf olabilecek kişiler nezdinde işveren yönünden sendika tüzel kişiliğinin var olup olmaması konusunda bir fark gözetilmemişken, işçi yönünden sadece işçi sendikalarının toplu iş sözleşmesine taraf olabilecekleri belirtilmiştir.

Toplu iş sözleşmesinin akdedilebilmesi için, öncelikle toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip, başka bir deyişle Kanun’un toplu iş sözleşmesi yapmasına cevaz verdiği iki tarafın varlığı gerekmektedir. Ehliyetin varlığının yanı sıra, toplu iş sözleşmesine taraf olacak işçi sendikası için ayrıca bir yetki şartı öngörülmüştür. Bu minvalde, işçi sendikası tarafından ilgili yetki koşulunun sağlanabilmesi (i) işkolunda yüzde bir yetki koşulu (ii) işyerinde çoğunluk şartının sağlanması gerekmektedir.[2] Doktrinde bu durum “çifte baraj” olarak anılmaktadır.

                          i.          İşkolunda Yüzde Bir Yetki Koşulu

Kanun’un “Yetki” başlıklı 41. maddesi, toplu iş sözleşmesi akdetme ehliyetine sahip bir işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesinin ilgili olduğu işkolunda başka bir deyişle sendikanın kurulu olduğu işkolunda çalışan tüm işçilerin en az yüzde biri kadar üyeye sahip olması şartını aramaktadır. Doktrinde bu durum “işkolu barajı” olarak anılmaktadır.

Kanunun 41/5. maddesi uyarınca işkolu barajının tespitinde Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nca (“Bakanlık”) her yıl ocak ve temmuz aylarında Resmi Gazete’de yayımlanan istatistikler alınmaktadır. Söz konusu istatistiklerde her bir iş konunda yer alan sendikaların üye sayıları ile o iş kolundaki toplam işçi sayıları almakta olup ilgili istatistik verileri yenisi yayınlanana kadar geçerlidir. Ne var ki, toplu iş sözleşmesi akdedebilmek için yetki belgesi almak üzere başvuru yapan bir sendika için, başvuru tarihindeki istatistik geçerli olacak ve daha sonra yayımlanacak veriler işbu sendikayı etkilemeyecektir.

                        ii.          İşyerinde Çoğunluk Şartının Sağlanması

İşyerinde toplu iş sözleşmesine taraf olmak isteyen işçi sendikasının, işkolunda yüzde birlik yetki koşulu sağlamasının yanı sıra işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasını üye kaydetmiş olması gerekmektedir. Burada önemli olan ve uygulamada çelişkiler yaratan durum ise; işbu ifadenin hataen yarıdan bir fazla olarak anlaşılmasıdır. Kanun’da belirtilen ifade “yarıdan fazla” olduğu için, örneğin çalışan işçilerin 101 kişi olması halinde işyerinde çoğunluk şartının sağlanması için sendikanın 51 üyesi olması yeterli olacaktır.[3]

İşletmede toplu iş sözleşmesine taraf olmak isteyen işçi sendikasının ise çalışan işçilerin yüzde kırkını üye olarak kaydetmiş olması gerekmektedir. Kanun’un 41. Maddesinde, işletme bazında gerçekleşecek toplu iş sözleşmeleri için işyerlerinin bir bütün olarak dikkate alınacağı ve yüzde kırk çoğunluğun buna göre hesaplanacağı düzenlenmiştir. Ancak, işletmede bu koşulu sağlayan birden fazla sendikanın olması halinde, yetki tespiti için başvuru tarihinde en çok üye sayısına sahip olan sendika toplu iş sözleşmesi akdedebilecektir.

                       iii.          Yetkinin Tespiti

Toplu iş sözleşmesi akdetmek isteyen işçi sendikası, gerekli üye sayısına sahip olduğunda, Bakanlık’a yapacağı başvuru ile toplu iş sözleşmesi akdetmeye dair yetkiye sahip olduğunun tespit edilmesini talep eder. Kanun’un 42. maddesi uyarınca, sendikanın yetkisinin tespitinde, sendikanın Bakanlık’a başvuru tarihindeki durumunun esas alınacağı belirtilmiştir. Sendika gerekli şartları haiz (olumlu yetki tespiti) ise Bakanlık, tespit yazısını başvuruda bulunan işçi sendikasına, işkolundaki yüzde bir işkolu barajını aşan diğer işçi sendikalarına ve taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir. İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığı durumda (olumsuz yetki tespiti) ise sadece başvuruyu yapan sendikaya bildirim yapılır.

                       iv.          Yetkinin Tespitine İtiraz

Bakanlık tarafından düzenlenen ve bildirilen yetki tespiti yazısını tebliğ alan taraflar, işbu yetkiye itiraz etme hakkını haizdir. Kanun’un 43. maddesi uyarınca yetki itirazı, tespit yazısının tebliğinden itibaren hak düşürücü süre olan 6 (altı) iş günü içerisinde yapılmalıdır. Yetki itirazının yapılması halinde itiraza ilişkin karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerinin duracağı Kanun’da açık bir şekilde belirtilmiştir.[4]

  II.          SONUÇ

Kanun’da sendikaların toplu iş sözleşmesine taraf olabilmesi belirli koşullara bağlanmış olup bu koşullardan biri de toplu iş sözleşmesi ehliyetine sahip sendikanın toplu iş sözleşmesi akdetmeye yetkili olmasıdır. Sendikanın yetkili olabilmesi için bağlı bulunduğu iş kolunda ve toplu iş sözleşmesi akdetmek istediği işyeri veya işletme bünyesinde Kanun’da belirlenmiş belirli üyelik oranlarını sağlaması gerekmektedir. Bunu sağlayan sendikalar, toplu iş sözleşmesi akdetme yetkilerinin tespiti ve yetki belgesi almak için Bakanlık’a başvurabilir ve yetkilerinin tespiti akabinde toplu iş sözleşmesi müzakerelerine başlayabilirler. Ancak tüm bu süreçler Kanun’da her bir adım için belirtilmiş olan süreler içinde yapılmalıdır. Aksi halde, sendikaların yetkisinin kaybı söz konusu olabilecektir. 

 

Saygılarımızla,

Kılınç Hukuk & Danışmanlık

 

 

 

[1] – NARMANLIOĞLU,Ü.: “İş Hukuku II – Toplu İş İlişkileri”, Nisan 2016, İstanbul s.47

[2] – SUR, M.: “İş Hukuku Toplu İlişkiler”, Turahn Kitapevi Yayınları, Ankara 2020, s.293-294

[3] – BAŞBUĞ, A: “Toplu İş Sözleşmesi Yapma Yetkisindeki Temel Sorunlar ve Sendikal Haklara Olumsuz Etkisi”, İş ve Hayat 2 (2017): 59-76 s.61

[4] – BULUN TOKKAŞ, S.: “Toplu İş Hukukunda Yetki Tespiti”, Özel Hukuk ABD Yüksek Lisans Tezi, Haziran 2017; ENGİN, E. Murat, “6356 Sayılı Yasa’da Toplu İş Sözleşmesi Yetkisi”, Çalışma ve Toplum, C.4, S.39, Y.2013, s.127 

İş Hukuku
Kılınç Hukuk & Danışmanlık, müvekkillerine iş hukuku prensip ve kurallarının işçi-işveren ilişkisi nezdinde doğru ve dengeli uygulanması....

DAHA FAZLA MAKALELER SAYFASINA DÖN
@