Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Okunma Süresi: 5 dakika

      I.          GİRİŞ

Özellikle yapay zekaya dayalı akıllı teknolojilerin tarım sektörü içinde de aktif hale gelmeye başlamasıyla beraber, tarım üreticilerine ve çiftçilere verilebilecek devlet teşvikleri tarım uygulamalarında modern yöntemler yoluyla verimliliğin artırılması noktasında mihenk taşı görevi görmektedir. Buna karşın, çiftçilerin tarımda modernizasyon amacıyla kendilerine sağlanan devlet teşviklerine ve girişimlerce oluşturulan platform ve tarım çözümlerine ilişkin olarak, gerek teşvik şartlarını yerine getirmemeleri gerekse girişimcilerle yaptıkları anlaşmalarda ortaya çıkan sorunlar sebebiyle sorumluluğu da gündeme gelebilecektir. İşbu makalede, öncelikle tarımda modernizasyon çalışmaları incelenecek, daha sonra ise modern tarım teşvikleri kapsamında çiftçi ve üreticilerin sorumluluklarına değinilecektir.

    II.          TARIMDA MODERNİZASYON TEKNOLOJİLERİ VE YENİLİKÇİ EĞİLİMLER

Dünya çapında şehir yerleşiminin yoğunlaşması ve kırsal kesimden şehirlere yaşanan göçlerin artması, tarım sektöründe istihdam sorunu yaratmaya başlamıştır. Diğer yandan, şehirlere yaşanan yoğun göç ve hizmet sektöründeki istihdam yoğunluğu sonucunda gelişen rekabet şartları, özellikle son 10 yıllık dönemde şirketleri dijitalleşme çalışmalarına itmiştir. Nitekim bu dijitalleşme çalışmaları tarım sektörünü de bir pazar olarak değerlendirmeye başladığından, artık tarımda dijital ve akıllı teknolojilerinin kullanımı yavaş yavaş artmaya başlamıştır.

Tarımda dijitalleşme çalışmaları kapsamında, özellikle yapay zeka odaklı yeni girişimler dikkat çekmektedir. Örneğin, yerli bir girişim olan ve bugüne kadar 2.4 milyon TL ve 12 milyon TL gibi önemli tutarlarda yatırım alan ForFarming girişimi seracılık gibi kapalı alanlarda yapay zeka ve Nesnelerin İnterneti (IoT) tabanlı dikey tarım çözümleri sunmaktadır. Bu sayede, üreticilerin ilaç kullanmaksızın taze ve sağlıklı zira ürünler üretmesine imkan veren bir akıllı tarım teknolojisi pazara girmiş durumdadır.[1]

Benzer şekilde, Kasım 2017’de Almanya’nın Bonn şehrinde düzenlenen 23. Taraflar Konferansı (COP 23) kapsamında iklim değişikliklerinin etkilerini azaltmaya yönelik olarak organize edilen yarışmada 67 ülkeden 450 ekibi geride bırakarak veri görselleştirme ödülü alan tarım teknolojileri girişimi tarla.io, tasarladığı algoritmaya dayanan tahminler yoluyla üreticiler için ekim, gübreleme, sulama, ilaçlama ve hasat toplama uygulamaları için en doğru zaman ve koşulları üreticinin bilgisine sunmaktadır. Girişimin geliştirmiş olduğu algoritma veritabanında her tarla için hava ve toprak verileri biriktirilerek, bu sayede çevre bölgelerde yer alan üreticiler için en doğru kararların alınarak tarımda verimliliğin artırılması, ayrıca geleceğe dönük tahminler yapılması sağlanmaktadır.[2]

Keza yabancı girişimlerden de tarımda dijitalleşme ve akıllı tarım uygulamalarına rağbet artmaktadır. Öyle ki, küçük çiftçilerin ortak bir ortamda bir araya gelerek bilgi değişimi, karşılıklı dokümantasyon sağlayan ve tarım sektöründe ihtiyaç olunan hukuki desteği veren A Growing Culture; tarımsal girdileri tek bir platform üzerinden sağlayarak üreticiye en uygun fiyatları, değerlendirme ve iyileştirme fikirleri sunan Agrando; telefona bağlanan sulama sensörü ile dünyanın herhangi bir yerinden tek tuşla sulama imkanı sağlayan Agrologies; tarımsal kararların alınmasında destek veren bir platform olan Auroras; en yüksek kalitede üretim yapan ve sertifika sahibi anlaşmalı çiftçileri tüketiciye sunan ve tedarik sürecinde aracıları ortadan kaldırarak doğrudan üretici ile tüketiciyi buluşturan Biorfarm; sensörlerle kapalı bahçe kontrolüne imkan sağlayan ve dikey bahçecilik esasıyla üretim sağlayan Coolfarm gibi birçok yabancı girişim, girişim ekosisteminde tarım sektörünün payının ne kadar büyümekte olduğunu ortaya koymaktadır.[3]

 III.          TARIMDA MODERNİZASYON AMAÇLI DEVLET TEŞVİKLERİ VE GİRİŞİMLERLE YAPILAN ANLAŞMALAR

Tarımda modernizasyon çalışmalarıyla tarımsal uygulamalarda yerleşmeye başlayan dijitalleşme eğiliminde, şüphesiz bu yeni teknolojilerin yayılma sürecinde üreticilere sağlayacağı ekonomik faydanın da üretici gözünde tercih edilebilirlik yönünde hayati bir rol oynadığı söylenebilecektir. Öte yandan, kırsal kesimlerde yaşayan üreticilerin ekonomik durumları itibarıyla birtakım mali yükümlülüklerin altına girerek verimlilik artırması çoğu zaman gerçekçi olmamaktadır. Bu sebeple, her ülkede olduğu gibi ülkemizde de tarım üreticilerine birtakım teşvikler verilmektedir.

Ülkemizde üreticiler arasında tarımsal teknolojilerin yaygınlaşmasını sağlamak amacıyla, Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliği (“Tebliğ”) 21.11.2020 tarih ve 31311 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğ aynı kırsal toplumda yerel kalkınma kapasitesinin oluşturulmasına katkı sağlanması için yeni teknoloji içeren yatırımların desteklenmesini de amaçlamaktadır. Bu bağlamda, tarımda modernizasyon ve teknolojik gelişimlerin önünün açılmasının Tebliğ’in asıl hedeflerinden biri olacağı söylenebilecektir.

Tebliğ’in 8. maddesinde, hangi yatırımların hibe desteğinden faydalanabileceğini düzenlemektedir. Bu doğrultuda Tebliğ’in 8. maddesinin ilk fıkrasında; tıbbi ve aromatik bitkilerin, bitkisel ürünlerin, hayvansal ürünlerin özellikle teknoloji yenileme ve/veya modernizasyonuna yönelik yatırımların hibe desteği kapsamında değerlendirileceği ifade edilmektedir. Bu yönde özellikle bu ürünlerin işlenmesi, kurutulması, dondurulması, paketlenmesi, depolanması, yeni tesislerin inşası ve kapasite artırımı gibi hususların hibe desteği kapsamında kalan özel uygulamalar olduğu belirtilmektedir.

Yine Tebliğ’in aynı maddesinin 2. fıkrasında tarımsal ürünlerin üretilmesine yönelik iklimlendirme, sulama ve gübreleme sistemli, modern seraların yapımı ile teknoloji ve/veya modernizasyonunun da hibe desteğinden yararlanacak yatırım projeleri arasında değerlendirildiğinin altı çizilmektedir. Kanaatimizce, tarımda verimliliği artıracak ısı, sulama, gübreleme, modern sera inşasına dönük yukarıda örneklerini paylaştığımız akıllı/yapay zeka odaklı uygulamaların da Tebliğ kapsamında teknolojik ve modern projeler olması sebebiyle hibe desteğinden faydalanabilecektir. Tebliğ hükümlerine bakıldığı zaman, yukarıda sayılan ve benzeri akıllı uygulamaların kullanımının yaygınlaştırılmasının teşvik edildiğini söylemek mümkündür.

 Tebliğ’in 15. maddesi kapsamında, tarımda modernizasyon çalışmaları kapsamında yatırımcılar tarafından hazırlanacak projenin uygulanması için gerekli inşaat işleri, makine, ekipman ve malzeme alım giderlerinin hibe desteğinden yararlanacağı ifade edilmektedir. Bu bağlamda, Tebliğ’in 17. maddesi uyarınca tarım teknolojileri girişimcileri tarafından sağlanacak uygulama, çözüm ve platformlar gibi vasıtaların da hibe desteği kapsamında devlet teşviklerinden faydalanabileceği değerlendirilmektedir.

Üreticilerin, Tebliğ’in deyimiyle yatırımcıların, Tebliğ’in 37. maddesine göre; Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulan projeye uygun hareket edilmemesi halinde devletçe sağlanan teşvik dayanağı hibe sözleşmesinin feshedilebileceği ya da hibe ödemelerinin yapılmayabileceği öngörülmüştür. Bu sebeple ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda idari yargı mercilerinin görevli olacağı kanaatindeyiz.[4]

Devlet teşviklerine yönelik olarak üreticilerin sorumluluğu kısaca bu şekilde olmakla birlikte, üreticilerin ayrıca akıllı veya modern tarım uygulamaları ve çözümleri sunan şirketlerle olan sözleşmeleri de hukuki bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Gelişen teknoloji ile artık şirketler ile üreticiler arasında yapılacak sözleşmeler, fiziki yazılı bir kağıda bağlanmaktan ziyade, üreticiye elektronik ortamda sunulan bir metnin üretici tarafından kabul edilmesiyle akdedilmiş olmaktadır. Her halükarda, bu sözleşmelere uygun hareket edilmemesi halinde üreticinin sorumluluğunun tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) ve şartları varsa 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) hükümleri dikkate alınacaktır.

Burada dikkat edilmesi gereken husus ise, üreticilerin TTK anlamında tacir olup olmadığının belirlenmesidir. Bunun için üretici ve çiftçi kavramlarına yer verilen mevzuata bakılması gerekmektedir. Çiftçi kavramı, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 3. maddesinde “Mal sahibi, kiracı, yarıcı veya ortakçı olarak devamlı veya en az bir üretim dönemi veya yetiştirme devresi tarımsal üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler” şeklinde; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 2. maddesinde ise “Geçimini, bedeni ve fikri güçlerini kısmen veya tamamen katarak, tarımdan sağlayanlar” şeklinde tanımlanmıştır. Yine tarım sektöründe çiftçi kavramını karşılayan üretici/tarım üreticisi kavramı ise, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu’ nun 2. maddesinde “Her türlü bitkisel ve hayvansal ürünler ile avcılık ve yetiştiricilik yoluyla su ürünleri üretimini yaparak, bunları pazara sunan gerçek ve tüzel kişiler” şeklinde; 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu’nun 3. maddesinde ise, “Bitkisel ve hayvansal üretim ile uğraşan gerçek ve tüzel kişiler” şeklinde tanımlanmaktadır.

Anılan mevzuat hükümleri, çiftçilerin TTK kapsamında tacir olup olmadığı hususunda bağlayıcı değildir. Zira TTK uyarınca tacir olmanın ön koşulu, bir ticari işletmenin bulunması ve bu ticari işletmenin kısmen dahi belirli bir kişi adına işletilmesidir. Dolayısıyla, bahsi geçen mevzuat hükümleri kapsamında çiftçi ve/veya üretici ve/veya tarım üreticisi olarak nitelendirilen gerçek ve tüzel kişilerin, tarlalarında ürettikleri ürünleri satması ile doğrudan tacir olarak sayılmaları söz konusu olmamaktadır. Çiftçilerin tacir hükümlerine tabi olabilmeleri için, tarlalarında ürettikleri ürünleri kendi ticari işletmelerinde işlemeleri, pazarlamaları ve satmaları gerekmektedir.

Şayet çiftçilerin, TTK uyarınca öngörülen koşulları sağlayıp tacir olarak nitelendirilmeleri halinde, basiretli davranma yükümlülüğü söz konusu olacak; çiftçilerin yükümlülüklerinin boyutu değişecek ve çıkan uyuşmazlıklar ticaret mahkemelerince çözüme kavuşturulacaktır.

 IV.          SONUÇ

Gelişen teknolojiler ve küreselleşen girişimcilik ekosisteminde, tarım sektörüne olan girişim ilgisi günden güne artmaktadır. Artan bu ilginin sonucu olarak, girişimler arasındaki rekabet ve inovasyon ihtiyacı, tarım sektöründe pek çok parlak fikre erişim imkanını sağlamaktadır. Bu şekilde, yenilikçilik eğilimlerinden çiftçiler de olumlu anlamda nasibini almaktadır. Gerçekten, geleneksel tarım metotlarıyla elde edilebilecek verimliliğin, dijital ve akıllı teknolojiler vasıtasıyla artması, devletleri de bu alanda teşviklerini çoğaltmaya itmektedir. O kadar ki, tüm devletler gibi ülkemizde de tarımda teknolojik yöntemlerin yaygınlaştırılması amacıyla çiftçilere hibe destekleri sağlanmaktadır.

Tarımda modernizasyon ve yenilikçi teknolojilerin bir getirisi olarak, gerek çiftçiler ve devlet arasında, gerekse çiftçiler ile girişimciler arasında birçok hukuki sorunun doğması da kaçınılmazdır. Bu hukuki sorunların çözümünde ise, hibe sözleşmelerinin ve çiftçilerin mevzuat karşısındaki konumunun irdelenmesi, tarafların sorumluluklarının kapsamının önceden tespit edilmesi, sektördeki tüm aktörler açısından hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırmak için hayati önem arz etmektedir.

Saygılarımızla,

Kılınç Law & Consulting

 

[1] https://www.tarvenn.com/tr/forfarming-investment-second-round-tarvenn-hydroponic-smart-agriculture-company-artificial-intelligence-startup/; (erişim tarihi: 05.03.2021).

[2] https://egirisim.com/2017/11/17/tarim-da-artik-bildigimiz-tarim-degil/; (erişim tarihi: 05.03.2021).

[3] https://medium.com/@tarlaio/tar%C4%B1m-ve-g%C4%B1da-giri%C5%9Fimleri-neler-yap%C4%B1yor-4000bd68a019; (erişim tarihi: 05.03.2021).

[4] Uyuşmazlık Mahkemesi, Esas No: 2016/461, Karar No: 2017/6, Karar Tarihi: 20.02.2017.

İnovasyon & Fintech
Bilgi teknolojileri ve iletişim alanındaki hızlı gelişmeler ve bunların yarattığı yeni ticari fırsatlar bu alanda yapılacak ticari faaliyetlerde...

DAHA FAZLA MAKALELER SAYFASINA DÖN
@