Dil

+90 (212) 217 12 55 +90 (212) 217 12 54 info@kilinclaw.com.tr

Makaleler

Kategoriler

Arşiv

Telefon
+90 (212) 217 12 55
Okunma Süresi: 4 dakika

I. GİRİŞ

Para transferleri ve ödeme işlemlerinde gelişen teknoloji ile uzun yıllardır kullanılan klasik yöntemlerin dışında yeni araçların hayatımıza entegre olduğunu görmekteyiz. Ülkemizde bu sektöre yapılan yatırımın 2018’de 12,2 milyon Dolar ve 2019’da 8,4 milyar Dolar olduğu düşünüldüğünde ve 2019’da yatırım alan sektörel girişimlerin sayısının arttığı göz önüne alındığında, sektörün ülkemizdeki gelişiminin boyutunu kolayca tespit etmek mümkün olacaktır. Günümüzde artık yaygın olarak “Fintech” olarak adlandırılan bu finansal teknoloji dünyasının Türkiye’deki gelişimine paralel olarak ülkemizdeki mevzuatta da önemli değişiklikler ve yenilikler yapılmış ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Bu kapsamda, 2013 yılında yürürlüğe giren 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun(“Kanun”) ile bahsedilen hukuki altyapının temelleri atılmış olup işbu makalede mevzuat uyarınca elektronik para ve ödeme kuruluşları hakkında temel noktalara değinilecektir.

II. ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI

Elektronik para Kanun’da “elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan ve Kanun’da tanımlanan ödeme işlemelerini sağlamak için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer” olarak tanımlanmakta olup bu yönüyle, klasik ödeme yöntemleri kullanılmaksızın, ihraç eden kuruluş dışındaki teşebbüslere ödemelerin yaygın olarak yapılabilmesini ve parasal değerlerin elektronik olarak saklanabilmesini sağlayan teknolojinin getirdiği yeniliklerden birisidir.

Bu yönüyle, klasik ödeme yöntemleri kullanılmaksızın, ihraç eden kuruluş dışındaki teşebbüslere ödemelerin yaygın olarak yapılabilmesini ve parasal değerlerin elektronik olarak saklanabilmesini sağlayan teknolojinin getirdiği yeniliklerden birisidir. Sonuç olarak elektronik para, bu aracı kabul eden her türlü kuruluşta, her türlü mal ve hizmetin satın alınması için kullanılabilir.

Elektronik para kuruluşları ise; Kanun kapsamında elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişiyi ifade etmektedir. Elektronik para kuruluşlarının sahip olması gereken özellikleri ve hangi amaçla kurulabilecekleri de Kanun’da açıkça belirtilmiştir. Elektronik para kuruluşları bir ödeme hizmeti sağlayıcısı niteliğinde olup Kanun’un 13. maddesinde ödeme kuruluşlarıyla birlikte ayrıca belirtilmişlerdir. Ödeme hizmetleri ise Kanun’un 12.maddesinde “ödeme hesabına para yatırılması ve ödeme hesabından para çekilmesine imkân veren hizmetler de dahil olmak üzere ödeme hesabının işletilmesi için gerekli tüm işlemler, fatura ödemeleri, para transferleri, mobil ödemeler gibi detaylı bir şekilde sayılmış pek çok alan” olarak tanımlanmıştır. Kanun’un 18.maddesinde ise Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi ve faaliyet izni verilen elektronik para kuruluşlarının elektronik para ihraç edebilecekleri belirtilmiştir.

Elektronik para kuruluşlarının lisans almalarına ilişkin başvuru merci ve yetkili makam 01 Ocak 2020 tarihi öncesinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”) idi. BDDK’ya ait yetkiler, ödemeler alanında ortaya çıkan ihtiyaçlara paralel olarak, 22 Kasım 2019 tarihli ve 30956 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7192 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası’na (“Banka”) devredilmiş bulunmaktadır. Henüz lisans almamış kuruluşların, başvurularını artık Banka nezdinde yapmaları gerekecektir. Şu anda, Merkez Bankası’nın isimlerini yayınladığı 18 tane aktif elektronik para kuruluşu bulunmaktadır.

Söz konusu iznin alınabilmesi için kanunda belirtilen minimum sermaye ile bazı mali ve yapısal şartların varlığı aranır. Bunların yanı sıra faaliyet izni almak isteyen kuruluşun aşağıdaki özelliklere sahip olması aranmaktadır:

  • Anonim şirket şeklinde kurulması
  • Sermayede yüzde on veya daha fazla paya sahip olup kontrolü elinde bulunduranların Bankacılık Kanunu’nda banka kurucuları için aranan şartlara haiz olması
  • Pay senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması
  • Ödenmiş sermayesinin en az beş milyon TL olması
  • Kuruluşun yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, ayrıca şikâyet ve itirazlarla ilgili birimleri oluşturması
  • Faaliyetlerin sürekliliğine ilişkin ve kullanıcı bilgilerinin gizliliğine ilişkin gerekli tedbirlerin alınması
  • Şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması

Bu özelliklere sahip elektronik para kuruluşları Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar aracılığıyla faaliyet gösterebilirler. Yine belirtilen özelliklere sahip kuruluşların Kanun kapsamında aranan koşulların, niteliklerin ve yeterliliklerin sağlanması, Banka’ca istenecek bilgi ve belgelerin eksiksiz tamamlanması ve Banka tarafından söz konusu başvurunun olumlu olduğuna karar verilmesi durumunda elektronik para kuruluşu olarak faaliyette bulunmak üzere izin verilir ve faaliyet izni verilmesine ilişkin karar Resmî Gazete’de yayımlanır.

II.  ÖDEME KURULUŞLARI

Kanun’da ödeme hizmeti sağlayıcılarından bir diğeri ise ödeme kuruluşlarıdır. Ödeme kuruluşları da elektronik para kuruluşları gibi Banka’dan faaliyet izni belgesi alma zorunluluğuna tabidir. Faaliyet izni için kuruluşun aşağıdaki şartları yerine getirmesi gerekmektedir:

  • Anonim şirket şeklinde kurulmuş olması
  • Yüzde on ve üzeri paya sahip ortakların ve kontrolü elinde tutanların Bankacılık Kanunu’nda banka kurucuları için aranan nitelikleri haiz olması
  • Pay senetlerinin tümünün nama yazılı olması
  • Fatura ödemelerine aracılık eden ödeme kuruluşlarının en az 1 (bir), diğer ödeme kuruluşlarının en az 2 (iki) Milyon TL sermayeye sahip olması
  • Hizmetlerin ifası için gerekli yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, aynı zamanda şikâyet ve itirazlarla ilgili birimleri oluşturması
  • Faaliyetlerin sürekliliğine ve ödeme hizmeti kullanıcılarına ilişkin fon ve bilgilerin güvenliğine ve gizliliğine dair gerekli tedbirleri alması
  • Denetime açık ve şeffaf bir ortaklık yapısı ile organizasyon şemasına sahip olması

İşbu özellikle sahip kuruluşların Banka’ya yukarıda elektronik ödeme kuruluşlarında yapıldığı gibi başvuruda bulunması ve uygun görülmesi halinde ödeme kuruluşu olarak faaliyette bulunmaya başlarlar. Ödeme kuruluşları Kanun’un 12. maddesinde belirtilen alanlarda faaliyette bulunabilirler ve faaliyet izin başvurusunda belirtilen alanlardan hangileri için başvurduklarını açıkça ifade etmelidirler.

Yukarıda bahsedilen ödeme kuruluşlarının faaliyet izin belgesi alabilmek için sahip olması gereken özelliklerin yanı sıra ödeme kuruluşlarının faaliyetleri kapsam olarak da bazı noktalarda sınırlandırılmıştır. Ödeme kuruluşlarının kredi verme, elektronik para ihracı veya başkaca ticari faaliyette bulunması yasaklanmıştır.

Kanun’da yer alan sınırlandırmalar bakımından ödeme kuruluşlarının esas sözleşmesinde başka bir mal ve hizmet ticareti faaliyetinde bulunabileceğine ilişkin hükümlere yer verilmemesi gerekmektedir. Ödeme kuruluşlarının izin verilen faaliyetlerin dışına çıkması halinde, faaliyet izni Banka tarafından iptal edilebilecek veya yapılan başvurular değerlendirmeye alınmaksızın reddedilebilecektir. Bugüne kadar ülkemizde Kanun’a uygun olarak kurulmuş ve aktif olan 34 ödeme kuruluşu bulunmaktadır.

IV.  SONUÇ

Teknolojinin günümüzde finansal işlemlerin ve finans dünyasının dinamiklerini günden güne değiştirdiği gerçeği karşısında ülkelerin bu konuda regülasyonlarının da zaman içerisinde bu gelişimlerden etkileneceği ve ihtiyaçları karşılayacak hale gelmeye devam edeceği açıktır. Özellikle önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi beklenen blockchain ve açık bankacılık gibi teknolojilerin mevzuatımızda yaratacağı gelişmeler beklenmektedir. Özellikle fintech ve çerçeve konularda ilgili Avrupa Birliği müktesebatında yaşanacak gelişmelerin ülkemize yansımaları da gözlemlenmeye değer hususlar olarak öne çıkmaktadır.

MAKALELER SAYFASINA DÖN
@